10 Temmuz 2011 | Kategori: Eğitim | 384 views
Sınavlar, eğitim öğretim hayatına adım atan ve daha sonraki takip eden yıllarda mesleğe giden yola kadar hemen hemen her öğrencinin ‘’baş belası’’ olarak nitelendirdiği bir bilgi ölçerdir. Çoğunlukla yanlış algılanıp alt edebilmek için yanlış yol takip edilince, işin mantığından uzaklaşıp içinden çıkılmaz bir hale getirilebiliniyor….[Tamamını Okumak İçin Devamını Okuya Tıklayınız!]
Dersler, ‘’sözel’’ ve ‘’sayısal’’ olmak üzere iki ana bölüme ayrılır. Sınavları alt edebilmek için gereken ders çalışma metotlarını sınıflandırmayı da bu iki başlık altında inceleyeceğiz.
SÖZEL SINAVLARA ÇALIŞMA METODU
Sözel dersleri aşabilmek, tam olarak mantık ve hafıza işidir. Bilgilerin mantıksal temele oturtulması çok önemlidir. Bilgiyi hafızaya alma ve gerektiğinde geri çağırma işini sağlıklı bir biçimde yapabilmek için öncelikle bilginin doğru zamanda doğru şekilde ‘’kavranmış’’ olması ilk koşuldur. Daha sonra doğru zamanlarda tekrarlar yapılarak bilgilerin uzun süreli hafızaya aktarımı sağlanmalıdır. Bunun için izlenilmesi gereken yol aşağıdaki gibidir.
Gerektiği Zamanda Yeteri Kadar
Öncelikle bilinmesi gereken şey, olayın ‘’fazla çalışmak’’ ile gerçekleştirilemeyeceği. Bu konudaki yaygın ve yanlış olan kanı, sözel derslerin akılda tutulabilmesi için çok fazla tekrar yapılması gerektiğidir. Doğru olan, sistemli bir şekilde gerektiği zaman yeteri kadar çalışmaktır. Bunun için sitemizde daha önce de vermiş olduğumuz takvimi tekrar yazıyorum: ‘’1 saat çalışma, ardından 10 dakika tekrar ile 1 gün, aynı gün sonunda yapılan 5 dakikalık genel tekrar ile bir hafta, birinci haftanın sonunda sadece 10 dakikalık genel tekrar ile bir ay, bir ayın sonundaki 10 dakikalık tekrar ile de uzun süreli belleğe aktarım gerçekleşir. ‘’
Kendi Bilgin Haline Getir
Sözel derslerin çalışımıyla ilgili dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta ise, bilgilerin kaynak üzerinden doğrudan kavranmaya yönelik çalışmada bulunulmanın yanlış olduğudur. Okunulan bir metin, okuyucu tarafından tekrar yorumlandığı taktirde zihinde çok daha kalıcı olur. Çünkü bu durumda, bilgiyi kavramak isteyen kişi tarafından kendi tabiri ile yeniden kodlanır ve hafızanın bunu algılayışı kolaylaştırılır.
Bunun için yapılabilecekleri bir örnekle açıklamak istiyorum. Örneğin edebiyat dersine çalışmak isteyen bir öğrenci, birçok yazar ve eseri aklında tutabilmek için mutlaka bir yöntem takip etmelidir. Örneğin, bir yazarın eserleri cümleleştirilerek akılda tutulabilir. Mesela Refik Halit Karay’ın eserleri (tırnak içindekiler eser ismi olmak üzere): ‘’Çete’’, ‘’Yezid’in Kızı’’na, ‘’İstanbul’un Bir Yüzü’’nde, ‘’Son Kadeh’’i içirip”, ‘’Kadınlar Tekkesi’’nde dövdü. Bunun üzerine ‘’Sürgün’’ yediler… vs.
SAYISAL SINAVLARA ÇALIŞMA METODU
Sayısal dersler ile ilgili olan en yaygın yanlış kanı, ‘’Benim yatkınlığım yok, bu yüzden yapamıyorum.’’ şeklinde olan kanılardır. Yatkınlığı ve eğilimi olanların daha iyi yapabildiği doğru olsa da, sistemli bir çalışma ile sayısal dersleri kavrayamayacak birinin olduğunu sanmıyorum. Bilgilerin hafızaya alınışı ile ilgili yukarıda bahsettiklerim, sayısal dersler için de geçerli. Buna ek olarak yapılması geren şeyler şunlardır.
Sayısal dersler, bir piramit gibi bazı temel bilgiler ve bu bilgilerin üzerine eklenen bilgilerden oluşmaktadır. Temelde yapılacak olan hatalar, devam eden konularda mutlaka kendini göstereceğinden, özellikle başta hiçbir bilgi atlanılmadan öğrenilmelidir.
Öğrenme aşamasında yapılacak olan iki şey vardır. İlk olarak bilgi eksiksiz bir biçimde öğrenilmelidir. Ardından öğrenilen bilgi hızlıca kullanılmalı, benzer soru örnekleri çözülmelidir. Özellikle matematikte, soru tiplerinin üzerinde sıkı durulması gerekmektedir. Bir konuya ait olan tüm soru tipleri teker teker önce nasıl çözüldüğü öğrenilip daha sonra başka bir soru örneği üzerinden soru çözülerek akılda tutulabilir. Piyasada sırf bu metot üzerine kurulu olan kitaplar mevcuttur.
© 2012 Tüm hakları saklıdır …:::KolayBilgi.Net:::… | Bilgi Blogu… - Bilginin En Kolay Adresi..!
