Kişisel Site

 

Bilgisayar Kullanımı ve Sağlığımız

23 Mayıs 2011 | Yazar: admin | Henüz yorum yapılmamış | 507 views Görüntülenme

Bilgisayar Kullanımı ve Sağlığımız

İlk zamanlarda her bir donanımı bir oda büyüklüğünde, toplamda bir bina boyutunda olan bilgisayarlar teknolojinin gelişmesiyle birlikte günümüzdeki şeklinde ulaştı. Bilgisayar üzerindeki bu boyut küçülmesi olayı, bilgisayar sayısını da gittikçe arttırdı. 1943′de IBM başkanı Thomas Watson, ”Sadece 5 bilgisayarlık bir dünya pazarı var.” derken, günümüzdeki bilgisayar sayısı 1 milyar civarında ve sadece on yıl içerisinde bu sayının iki katına çıkacağı düşünülmekte.

Günlük hayattaki büyük kazançlarının yanında bilgisayar, kullanımının artmasıyla birlikte bundan yüz yıl öncesine kadar daha önce hiç görülmemiş etkenlerle birlikte birçok hastalığı da beraberinde getirdi. Bu hastalıklar, sadece fiziksel olmamakla beraber psikolojik rahatsızlıkları ve sosyal problemleri de beraberinde getirdi.

Bilgisayar Etkenli Fiziksel Rahatsızlıklar

Fiziksel rahatsızlıklar; bilgisayarın temel parçaları olan ekran, kasa, klavye ve fareden oluşan masaüstü bilgisayar düzeninin yanlış yerleştirilmiş olmasından ya da bilgisayar ekranının yaydığı radyasyon etkenli göz bozuklukları olarak genellenebilir. Bu aksaklıklara bir de ”uzun süre” eklenince, sağlık açısından son derece tehlikeli bir durum söz konusu oluyor. Uzun süreli ve yanlış pozisyonda olan bilgisayar kullanımı, en yaygın olarak boyun, kollar ve bel ağırlıklı olmak üzere birçok kas ve kemik ağrılarına sebep oluyor. Bunun dışında düşük kaliteli ve filtresiz monitörlerin uzun süreli kullanımından doğan göz üzerinde ağrı, yanma, batma ve ilerleyen süreçlerde görme bozukluğuna yol açtığı bilinen bir gerçek. Günümüzde bu problemler daha çok bilgisayarı iş için kullanan kişilerde görülmektedir. Ancak bilgisayar kullanım yaşının düşmesiyle birlikte gelecekte bu problemden muzdarip olan insan sayısının bir hayli artacağı bariz ortadadır.

Etkenler: Zorlamalı ve monoton tekrarlı hareketler ile kemik yapısının yanlış fonksiyonlarının kullanımı, bilgisayar parçalarının (monitör, klavye gibi) vücudun yapısına uygun olmayan bir şekilde yerleştirilişi, oturma şeklinin bilgisayarın konumuna uygun olmaması, uzun süreli ve molasız bilgisayar kullanımı şeklindedir.

Rahatsızlıklar: Sırt, bel, boyun, baş, tutulmaları ve ağrıları, dirsek ve bilek kireçlenmeleri, kemik yapısında ortopedik şekil bozuklukları, göz ve göz etkenli baş ağrıları, gözde miyop ve astigmat, gözlerde sulanma, yanma ve batma hissi gibi problemlerdir.

Çözüm: Öncelikle bilgisayar, bir bilgisayar masası üzerine kurulmalı. Çünkü bilgisayar parçalarının dağılımının vücut yapısına uygun bir şekilde olması gerekmektedir ve bilgisayar masası olmayan masalar buna uygun değildir. Onun haricinde, yüksekliği göz ve monitör arası 60 santimetre ve göz hizasının bir miktar altında olacak yükseklikte sırtı destekleyen bir sandalye/koltuk seçimi çok önemlidir. Ayrıca monoton bir oturuş biçiminde uzun süreli bilgisayar kullanmak yerine, ortalama 45 dakikada bir ufak bir yürüyüş yapmak faydalı olacaktır. Göz sağlığını korumak içinse, yine aynı aralıkta uzaktaki bir objeye kısa süreliğine odaklanmak (örneğin pencereden dışarıya) göz sağlığınız için olumlu olacaktır.

Bilgisayar Etkenli Psikolojik Rahatsızlıklar

Artık ürünlerini ”her eve bir bilgisayar” parolasıyla satan şirketlerin olduğu bir çağdayız. Bilgisayar, televizyon ile birlikte bir evin olmazsa olmazları arasında yer alma yolunda hızla ilerliyor. İnternet ile birlikte kullanıldığında, muazzam bir bilgi yığını ve etkileşimin maksimum olduğu bir alan karşımıza çıkıyor. Ancak denli büyük bir bilgi yığını ve etkileşim içerisinde, özellikle çocuk psikolojisini korumak son derece önemlidir.

Bilgisayar oyunlarının ve internetteki sosyal paylaşım sitelerinin artmasıyla birlikte; birçok çocuk sokağa, parka, bahçeye çıkmak ve gerçek hayatında icra edebileceği oyunu ve paylaşımı bilgisayar üzerinden yapmayı tercih ediyor. Sosyal ve kültürel etkileşimini gerçek hayatta yapmak yerine, klavyenin ya da online oyunların kazandırmış olduğu kimlikler üzerinden gerçekleştiriyorlar. Bu etkileşim olağan ve olması gereken bir şey olmasına karşın, bilinçli bir şekilde kontrol altında tutulmaz ise birçok psikolojik sorunu beraberinde getirebilir.

”Role Playing” denilen ve Türkçeye ”Rol Yapma” olarak çevrilebilecek olan oyun türleri, karakter yaratma imkanı sunar. Bunlar, oyunların temasına göre bir orta çağ şövalyesi, ya da ütopik bir dünyada büyücü gibi gerçek hayatta imkanı olmayan sanal kurgulardır. Kişiliğin henüz oturmadığı ufak yaşlardaki çocukların bu tür oyunlarla gereğinden fazla vakit geçirmeler, kendi yarattığı karakter olma isteği ile bir kişilik bozukluğuna yol açabilir.

Onun dışında internet ortamı, az önce de belirttiğim üzere bir etkileşim ortamı sunar. Yetişkinlerin de dikkat etmesi gereken bazı hususlar vardır. Sosyal paylaşım ortamının jargonunun kavranamayıp dışarı itilmiş, ya da tam tersi olarak arkadaş çevresini sadece bu ortamlardan sağlamış bireyler yalnızlığa ve bunun yol açtığı depresyona itilebilirler. Ya da uç siyasi ve dini görüşlere sahip sitelerin etkisi altında kullanılabilirler.

Tüm bu psikolojik problemleri çözmek için başvurulmaması gereken bir yol ise ”sansür”dür. Sansür, genelde yanlış anlaşılmış bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. Dış etkenlerce sansüre maruz kalmış birey, korunması planlanan içeriğe daha fazla yönelebilir. Bu durumda baskıcı bir yöntemle ”bastırılmış duygular” yaratmak, korunması planlanan içerikten daha tehlikeli olabilir. Bireyin hangi internet sitelerine girebilip hangilerine giremeyeceğine öncelikle kendisi karar verebilecek güçte olmalıdır.

Genel bir özet yapmak gerekirse, bilgisayar ve internet kullanımı ister fiziksel ister psikolojik olsun, bir bıçak gibidir. Bir insanı yaralamak için de kullanılabilir, bir ekmek kesmek için de kullanılabilir.

Benzer Yazılar

Su Altına Dalmak Tehlikeli Mi?
Su altına dalmak gerekli şartlar sağlandığı takdirde pek tehlikeli değildir. Ancak belli bir derinlikten sonra donanım ne kadar güçlü olsa da su altına yapılan dalışlar tehlikeli olabilmektedir. İnsanlar hiçbir dalış aleti kullanmadan yirmi metreyi geçebilecek şekilde dalabilmektedir. Bu durum pek tehlike teşkil etme...
Sigaranın ve Alkolün Zararları Nelerdir?
Sigaranın zararları şöyledir; Öncelikle kötü bir ağız kokusu yapar, diş ve diş eti hastalıklarına yol açar. Dudak, yanak ve gırtlak kanserine neden olur. Hatta sigarayı yakmadan dudağında taşıyan ya da tütün çiğneyenlerde de ağız için kanserleri görülür. Bu başka bir sebepten kolay rastlanmayan bir hastal...
Bir İnsan Susuz Kaç Gün Yaşayabilir?
Şu ana kadar kaydedilene göre bir insanın susuz 18 gün yaşadığı belirtildi. 18 yaşındaki bir genç 1979 yılında hapishaneye konulmuş ve orada unutulmuş, 18 günün sonunda gelindiğinde ise neredeyse ölmek üzere olduğu, ancak hala hayatta olduğu tespit edilmiş. Verilere göre en uzun süre 18 gün... Susuzluktan öl...

Yorumlar